9 Eylül 2012 Pazar

SARI ( Jehan Barbur )









Bir ara sokakta öldüm…dün
Öylece yani.
Birdenbire
Boşluğa düşer gibi, sarı bir sessizliğin içinde
Granit duvarlı binanın anlamsızlığına,
Şehrin boşu boşunalığına içerlerken
Bırakmışım son nefesimi kaldırıma
Bitmiş,
Öylesine yani.
Birdenbire

Yan binadaki otel odasından izliyordu oğlan
Yüz ifadesini göremesem de
Anlamış mıydı acaba öylece oturmadığımı?

O sokakta bitti her şey
Öğleden sonralarını bir bardak sütle geçiştiren
Apartman sakinlerini düşlerken
Sıkıntıdan
Ölmüşüm…dün

Arka odada ütü yapıp
Buharını burnuna çeken kadını,
Mutfağında her öğün için soğan doğrayıp
Gözyaşını kabuklara saklayan Madam Mari’yi
Kocasıyla artık sevişemediği için
Kapı komşusu gar sabunu satan adamı düşleyen Servi’yi
Düşündükçe
Ölüvermişim…dün

Böylece bitmiş yani,
Birdenbire

Sıkılmışım derinden zahir.
Tutunca da nefesimi
Portakal kabuklarıyla çay demini döktükleri çöpe
İki kedi de bulanınca
Kaldıramamış nefsim demlenmiş portakal kedilerini
Balkabağı mevsimi bile değilken
Dönüşüvermiş her şey baldan kabağa
Ve saat henüz 12’yi vuramamışken
Kalkmış otobüsler durmamaya
Mecal mi bulamamışım, yere döktükleri bala mı basmışım
Hatırlamam ama
Öylece kalakalmışım-kalkamamışım.

Şehrin insanı haberdar değil mi bu öldüresiye sıkıntıdan?
Vagonlar boş, birkaçı kiremit taşıyor topraktan
Kayıklar da serseri misinalar
Otobüsler kimseyi almadan durup durup geçiyorlar duraktan
Arabalar yürüme mesafelerini öldürüyor her gün, her öğle
Her gece
Bisikletleri balkonlarında unutanlar
Her an yağmur yağsın diye dua ediyor
Üç öğün yemek yiyip, dört öğün uyuyorlar
Buna rağmen erken uyanıp, geç yatıyorlar
Aynı kuru kahveciden gün aşırı -iş olsun diye-
Yüzer gram kahve alıp evde -iş olsun diye- öğütüyorlar
Ve bir gün bile sormuyorlar öğütülmüşünü
Kimse sormuyor iş olsun diye yapılan iş, iş midir diye?

Bunlar olurken ölmüşüm o ara sokakta
Balkondaki beyaz brandalar rüzgarla sökülürken
Sökülüvermişim
Şişip patlayan bir eteğin dikişi gibi
Sıkıntı işte

Ya da ölmek yerine
İki adım yol yürüyeydim de
Konuşuverse miydim şu gelin çiçeğiyle.
Gitmek yerine…?



1 Eylül 2012 Cumartesi

Beirut







Tarih : 21 Eylül 2012
Mekan : Turkcell Kuruçeşme Arena
Gün : Cuma
Saat : 21:15 


Konser afişlerini gördüğümde mutlu olduğum grup , sonunda geliyorlar …  
   





Isınma turlarında yararlı olabileceğimi düşündüğüm şarkılardan bir iki tanesi : 





Gidelim görelim dinleyelim sonra yeniden iki çizik atarız elbet ... 








15 Ağustos 2012 Çarşamba

50 50 ( Fifty fifty )






Pek fazla alışkın olmamakla birlikte  bloguma sinema ile ilgili yazı yazmadığımı farkettim ( Angel-A hariç ) . 

Eleştirmen ağzından çok uzak ve sade yazıyorum bu filmi .. zaten pek bir afilli de yazamam :) her neyse ... 

Böğre oturmak diye bişi vardır ya, işte bu filmi izlerken aynen böyle duygulara kapıldım . 
Ağlak biri olmadım olamayacağım diye düşünürken bu filmde her şey değişti .. 

Adam ( Joseph Gordon - levitt ) 27 yaşında .. Günün birinde doktora gider ve kanser olduğunu öğrenir . Bundan sonrası klasik kanser hastası genç temalı film gibi düşünülse de değil .. 

Ajitasyondan çok uzak olmakla birlikte empatiyi hasta ile değil çevresindeki eşi ve dostuyla kurmamızı başarmış bir film bence ... 

Hem gülüp hem ağlak olunabilen bir film .. İzleyin izletin ... 






Ayrıca filmde Seth Rogan var daha nolsun gülmek için bahane ( bknz : Knocked Up ) 

15 Temmuz 2012 Pazar

Aşk Her "YERDE"

Can sıkıntısından ne yapacağımı bilmez bir halde "dur ben bir sokağa bakayım ne var ne yok" derken gördüğüm manzara karşısında suratımda oluşan kocaman bir gülümesemeyle birlikte diyorum ki : 




"Aşk bazen orda , bazen burda bazen de köşe başında karşına çıkabilir !!" 




3 Haziran 2012 Pazar

Birsen Tezer



Sahnedeki duruşu,  şarkılara hakimiyeti , sesi  … 
Ortalarda ben müzisyenim;  şarkılar yapıyorum, milyonlar dinliyor benim şarkılarımı,  hep bir ağızdan söyleniyor diyen zırtapozlar kendilerine müzisyenim dedikleri için kendisini aynı kefeye koymamak adına müzisyen kelimesini kullanamadığım isim..

Birsen Tezer sen insan mısın diyorum yine .. 





Hayatım boyunca emir kipleriyle konuşulmasından nefret etmişimdir ama söz konusu Birsen Tezer şarkıları olduğu zaman buna engel olamıyorum .  
Herkes dinlemeli herkes bilmeli diyorum ama sonrasında duruyorum "yok ya bana özel kalsın, kimse bilmesin" diyorum . Kendi içimde kendimle çelişmeme neden oluyor . 

En nihayetinde 24 Aralık 2011 ( çok geçmiş zaman ) tarihinde “artık yeter albümden dinlemem “diyip kalkıp Hayal Bistro Sahnesinde kendisini izlemeye gittim .. İçeriye girmemle beni olduğum yere mıhlaması bir oldu . Ağzı açık ayran budalası diye bir şey var ya işte o akşam onu yaşadım …  

Bu da o akşamdan "Sus Pus" 



Yeni albüm kayıtlarına girdiğini öğrendiğimden beri stres oldum . Sanırsın ben çıkartacağım albümü .Merakla bekliyorum ..   

Albümdeki şarkılardan sadece birini biliyor olmak bile güzel ;  ki o da  “ Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey”..  Beş bağımsız öykünün beş ayrı yönetmen tarafından çekilmiş filmin ;  İlhan Şeşen parçasının Birsen Tezer yorumu ..

O da şöyle ki : 




Bir de şöyle bir şey var :



Unutmadan benim için Birsen Tezer demek ; elbette Bülent Ortaçgil demek ama bir de Tunç Öndemir , Gürol Ağırbaş , Mümtaz Solmaz , Emre Tankal , Ahmet Özbilen vardır … ,
Müziğin en şahanesini yaşarsınız bu isimlerle ..

Hatta Tunç Öndemir’i buradan : http://tuncondemirlive.blogspot.com/  yada  buradan https://twitter.com/#!/TuncOndemir takip edebilrsiniz ;)

Birsen Tezer twitter adresi : https://twitter.com/#!/BirsenTezer 

Çok çok Birsen Tezer dinlemeniz dileğiyle .. 






25 Mayıs 2012 Cuma

Hayat Kaçık Bir Uykudur ..




   1 Mayıs çıkış tarihli beklenen albüm ; Hayat Kaçık Bir Uykudur …
Çıktığından beri orda burada şurda ( hatta şu yazıyı yazarken)  her yerde dinlenilip, yenilip bitirilemeyen  albüm. 

   Albüm bu sefer 13 şarkıdan oluyor . İki tane de REDD dinleyicilerinin bildiği şarkı var ..
Biri Prensesin Uykusuyum filminin soundtrack albümünden “ Ormanda Kaybolmuş Bir Yaprak” bir diğeri de “Senden Sonra” geriye hayat mı kaldı ?



   Bir de düet var ki onu pek sevemedim gitti . Düet yapılan isim de benim en en en sevdiğim biri olmasına rağmen …
Şebnem Ferah .. “ Sevmeden Geçer Zaman”  Şarkı tabiî ki de güzel ama düetsiz de olabilirmiş miş miş .. 

        

                                               Yavaş Yavaş Yavaş klip çekiminden... 


   İlk klip Yavaş Yavaş Yavaş’a çekildi ..
Doğa ve insanla oynayanlara , HES’lerle yapılan katliamlara … 


   İlk dinlemede "dur bir saniye bunu bir daha dinlemem gerek" denilen şarkılar : "Aşık Oldum Celladıma" , "Iskaladık Birbirmizi" , "Ellerini Kaldır" , "Telved Litak" ..
   
   Hatta Telved Litak ( tersten okursanız konunun özünü daha iyi anlayacaksınız ) sözleri : 

Sustu Ağustos böcekleri
Bir bombanın sesiyle 
Kimin için patlarsa patlasın 
Öldürmek ölmek gibi değildir 

Her şeyi tersten yazarlar 
Onlara dokunan yanar

Bana da tersten bakıyor musun 

Zaman aşıp gitmez cinayet bu 
Hep bir bahanen var bir x) bendinde 
B.O.M.B.A değil kitap bu 
Şiir oku ağla işine gelince 

Her şeyi tersten yazarlar 
Onlara dokunan yanar

Bana da tersten bakıyor musun 
Telved litak !!! 

Albüm çıktı dediler , aldık ; lansman var dediler , gittik !!!
İşte lansmandan, benim gözümden  “Beni Sevdi Benden Çok”






   


17 Ocak 2012 Salı

Sezuan'ın İyi İnsanı

Ey mutsuzlar!
Kardeşinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz!
Çığlığı basıyor da, siz susuyorsunuz.
Aranızda dolanıyor zorba, birini daha seçmek için,
Susarsak dokunmaz bize diyorsunuz.
Ne mene yerdir burası, ne biçim insanlarsınızsiz
Haksızlık yapılan şehirde, ayaklanmalı insanlar;
Ayaklanma olmazsa, batsın o şehir;
Karanlık basmadan, yansın kül olsun!

(Bertolt Brecht - Sezuan'ın İyi İnsanı)